Tarihiyle, doğal güzellikleriyle farklı bir dünya, apayrı bir pencere, zaman yolculugu Kapadokya…
Dünya medeniyetlerinin izlerini arayanlar için ziyaret edilmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda Kapadokya bölgesi gelmektedir.
Sayısız medeniyetin farklı kültürlerinin etkisindeki yapılara şahit olabileceğiniz Kapadokya’da, geçmişten günümüze kadar korunabilen bir çok müze, kilise, manastır ve tarihi yerlere rastlamamak mümkün değil!
Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peri bacalarını oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu Peri bacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerinin izlerini günümüze taşımışlardır. Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun önemli kavşaklarından biridir.
Kapadokya’ya özgü en ilginç ve en merak uyandıran kültürel zenginliklerden biri de yeraltı şehirleridir. Sürekli akınlar ve yağmalarla karşı karşıya kalan halk çareyi köylerinin altına sığınabilecekleri ikinci bir köy kazmakta bulmuşturlar. Hititlerden tutun da Bizanslılara kadar buraya gelen tüm medeniyetler bu düzeni sürdürmüşler ve geliştirmişlerdir. Her evin içinden yerin altına iniş vardır ve sonradan bu yeraltı köyleri birbirine tünellerle bağlanarak yeraltı şehirlerine dönüştürülmüş. Bu şehirlerin en enteresan yönlerinden bir tanesi de çok sofistike bir şehir planlamasına sahip olmalarıdır. Bu şehirlerde havalandırma, ısınma, kanalizasyon sistemleri gibi yapılaşmalardan akıl hastanelerine, kiliselerden çeşitli kamu kurumlarına kadar birçok sistem mevcuttur.
Kapadokya’nın tarihi ve doğal zenginliği çağlar boyunca bölge insanı tarafından doğal malzemelerle yoğrulup bütünleşmiş ve sanata dönüştürülmüştür. Hititler’den itibaren günümüze kadar devam eden çömlek yapımı bölgenin en önemli kültürel değerlerindendir. Kapadokya halkının geçim kaynağı olan uğraşlarda bu doğal ve kültürel mirasın varlığı göz ardı edilemez. Bu mirasın nesiller boyu canlı tutulmasının yanında ekonomik getirisi de vardır. Bunlar el sanatları, çömlekçilik, halı – kilim dokumacılığı, el yapımı bebek üretimi ve oniks taş işlemeciliğidir.
Kapadokya bölgesini gezmenin en pratik yollarından biri de rehberli özel tur paketlerinden birini tercih etmektir.
SİZİ ARAYALIM!
Siz sadece kahramanı olmak istediğiniz hikayeyi hayal edin, bırakın Bona Fide sizin için gerçeğe çevirsin!

NEDEN BİZ?
Kişiye Özel Deneyim
Güven ve Gizlilik Esaslı Hizmet
En İyi Deneyimli Ekip







